İstiklal Marşı'nın Kabulünün 94. Yıldönümü Vesilesiyle Büyükelçi Namık Güner Erpul Tarafından Yapılan Konuşma

Namık Güner Erpul 12.03.2015

Bugün
burada İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 94.Yılını kutlamak ve Mehmet Akif Ersoy’u
anmak için toplanmış bulunuyoruz.

Bir milletin varlığını ve istiklalini gösteren milli
sembollerden biri de Milli Marşlardır. Milli marşlar temsil ettikleri
milletlerin özelliklerini övücü bir dile sahiptirler. Büyük şair Mehmet Akif
Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı, Türk Ulusu’nun bağımsızlık ve özgürlük
savaşını ölümsüzleştiren, Türk Milletini ortak düşünce ve değerler düzleminde buluşturan
eşsiz bir yapıttır. Akif tarafından
yazılıp milletimize armağan edilen İstiklal Marşı 12 Mart 1921 tarihinde TBMM
tarafından kabul edilmiştir.

Avrupa’nın hasta adam olarak nitelediği Osmanlı Devleti
son 50 yılda topraklarının büyük çoğunluğunu kaybetmiş, halk ise birçok savaşta
bulunmuş, çok sıkıntılar çekmişti. İstiklal Marşı’nın yazıldığı 1921 yılında,
yurdumuz İngiliz, İtalyan, Fransız ve Yunan kuvvetlerinin acımasız işgali
altındaydı. Fakat bütün bu
olumsuzluklara ve yokluklara rağmen, özgürlüğünden hiç vazgeçmemiş olan Türk
millet, sonuna kadar direnmeye kararlıydı. Bu direniş ve mücadelenin sonucunda
ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelleri atılıyordu.

Mehmet Akif ise bu mücadeleyi bizzat gözlemlemiş, içinde
bulunmuş, sonuna kadar yaşamış ve bilfiil mücadeleye katılmış bir vatanseverdi.
İstiklal Marşımızda o gün yaşananların, hissedilenlerin ve ihtiyaç duyduğumuz
tüm umutların bu denli yürekten yazılması, okuyan ve dinleyenleri o günlere
alıp götürmesinin en önemli sebeplerinden biriside budur. Mehmet Akif, tarihe sadece tanıklık edip
yazmamış: aynı zamanda da o tarihin aktörlerinden birisi olmuştur. Bunu da
İstiklal Marşımızda ustalıkla yazıya dökebilmiştir. Bunu da şu sözleriyle
açıklamaktadır:

“Hayal ile yoktur alışverişim, her ne demişsem görüpte
söylemişim.”

İstiklal
Marşı, özlü dizeleriyle Türk Ulusu’nun, yurt ve bayrak sevgisini, özgürlük,
bağımsızlık ve çağdaşlık tutkusunu ev güzel biçimde yansıtmaktadır. Kurtuluş Savaşı, vatan sevgisini tüm
değerlerin üstünde tutan Türk Milletinin, Atatürk önderliğinde, özveriyle
başarıya ulaştırdığı, tarihin akışını değiştiren bir kahramanlık destanıdır.
Kurtuluş Savaşı ile yalnızca vatan toprakları kurtarılmamış aynı zamanda, yeni
özgür ve bağımsız bir devletin, demokratik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin
temelleri de atılmıştır. İstiklal Marşı’nda ortaya konan inanç ve güven, bugün
de ihtiyacımız olan manevi atmosferi yansıtmaktadır. İstiklal Marşımızda ev veciz şekliyle ifade
edilen mesajlar, günümüzde de sadece manevi dünyamızı aydınlatmakla kalmamakta,
aynı zamanda geleceğimize de ışık tutmaktadır.

Mehmet
Akif Ersoy, kudretli bir Şair olduğu kadar kendini milletinin, vatanının
istiklal ve istikbal mücadelesine adamış büyük bir dava adamıdır. Akif, gönül
ve fikir adamı olma yanında onur ve cesaretiyle hiç bitmeyen umutlarıyla milli
marşımızı kaleme almış ve insanlarımızın kalbine ve ruhuna nakşetmiştir. Bugün
ülkemizde doğru bir şekilde yol almak isteyen her seviyedeki Türk insanı için
Mehmet Akif, büyük bir rehber, zemin inşa edici ve gönül insanıdır. Bu yüksek
ruh, hissi düzeyde, sanat alanında veya bir yaşama tarzı olarak, hatta fikri ve
felsefi olarak, hangi alanda ele alınırsa alınsın bu açıdan Akif, herkesin
örnek alabileceği bir fikir ve düşünce zenginliğine sahiptir. Bu nedenle
geçmişimizin unutulmaz şahsiyetlerinin değerini bilmeli, gelecek nesillere anlatmalı
ve aktarmalıyız. Büyük bir milletin mensupları olarak bayrağımızı dimdik ayakta
tutmak ve onu ebediyen dalgalandırmak için her zaman olduğu gibi bugün de
birlik ve beraberlik içerisinde olmamız, ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara
karşı dikkatli davranmalıyız. Geçmişte
yaşadığımız sıkıntıları unutmamalı, şu rahat günlerimizin kıymetini bilip
ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için büyük bir özveride
bulunmalıyız.

Sonuç
olarak İstiklal Marşımız bir takım milli duyguları dile getiren bir Milli Marş
olmasının yanında bir Kurtuluş Destanı’nın ifadesidir. Bu kurtuluş mücadelesinde kan döken,
canlarını feda eden şanlı ecdatlarımızı rahmetle anıyorum.

dushanba - juma

09:00 - 12.30 / 13:30 - 18.00

Telefonla bilgi talepleri 14.00-17:00 saatleri arasında yanıtlanmaktadır.
01.01.2014
08.03.2014
21.03.2014
09.05.2014
28.07.2014 30.07.2014
01.09.2014
01.10.2014
04.10.2014 07.10.2014
29.10.2014
08.12.2014